Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracı ve ev sahibi arasındaki ciddi husumetin belirli koşullarda kira ilişkisinin sona erdirilmesine gerekçe oluşturabileceğine hükmetti. Kararda, “önemli sebeple olağanüstü fesih” hükümlerinin konut ve çatılı işyeri kiralarında da uygulanabileceği vurgulandı.
Kiracı ve ev sahipleri arasında son dönemde artış gösteren uyuşmazlıklara ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden geldi. Yüksek mahkeme, taraflar arasında oluşan ciddi husumetin kira ilişkisinin sürdürülmesini imkânsız hale getirebileceğine işaret etti.
Kararda, Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlenen “önemli sebeple olağanüstü fesih” hükmünün, konut ve çatılı işyeri kiralarında da uygulanabileceği belirtildi. Buna göre; taraflar arasında hakaret, tehdit, darp iddiası veya benzeri olayların yargıya taşınması halinde, mahkemelerin somut olayın koşullarını dikkate alarak kira ilişkisinin devam edip edemeyeceğini değerlendirebileceği ifade edildi.
Dosyaya konu olayda, kiraya veren tarafından açılan tahliye davasında taraflar arasındaki anlaşmazlığın ciddi boyuta ulaştığı öne sürüldü. İlk derece mahkemesi davayı reddederken, Yargıtay yerel mahkemenin “olağanüstü fesih” iddialarını ayrıntılı şekilde incelemesi gerektiğine hükmetti.
Yüksek mahkeme kararında, kira ilişkisinin yalnızca maddi yükümlülüklerden ibaret olmadığına dikkat çekildi. Taraflar arasındaki güven ortamının ortadan kalkmasının ve ilişkinin sürdürülemez hale gelmesinin, belirli şartlarda tahliye nedeni sayılabileceği kaydedildi.
Hukukçular ise kararın otomatik tahliye anlamına gelmediğini vurguluyor. Uzmanlara göre mahkemeler, her uyuşmazlıkta taraflar arasındaki olayların ağırlığını, devam eden soruşturma veya davaları ve kira ilişkisinin gerçekten çekilmez hale gelip gelmediğini ayrı ayrı değerlendirecek.
Kararın, benzer nitelikteki kiracı-ev sahibi uyuşmazlıklarında emsal olarak gösterilmesi bekleniyor.















Leave a Reply